Avrupa’da sağ yükseliyor, ırkçılık her geçen yıl artıyor

Türk asıllı Alman futbolcu Mesut Özil’in Alman Milli Takımı’nı bıraktığını açıklamasının ardından gözler ırkçılığın her geçen gün tırmandığı Avrupa’ya çevrildi.
Avrupa’da sağ yükseliyor, ırkçılık her geçen yıl artıyor Dünyada ve özellikle de Avrupa’da, son aylarda yabancı düşmanlığı ve ırkçılıkla ilgili pek çok olay yaşandı. En son Türk asıllı Alman futbolcu Mesut Özil, Alman Milli Takımı’nı bıraktığını açıkladı. Almanya’nın Dünya Kupası’ndan elenmesinin sebebi olarak gösterilen Özil, sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:

"Alman Futbol Federasyonu’nun ve diğer birçok kişinin bana olan davranışı nedeniyle artık Almanya Milli Takımı formasını giymek istemiyorum. Bu kararı almak gerçekten çok zordu. Çünkü takım arkadaşlarım ve Almanya’nın iyi insanları için her şeyimi verdim. 2009’dan beri başardıklarımın unutulduğunu ve artık bu takımda istenmediğimi hissediyorum. Bencil davrandılar ve beni politik propagandaya alet ettiler. Kazandığımızda ‘Alman’ kaybettiğimizde ‘göçmen’ oldum. Takım arkadaşlarım Lukas Podolski ve Miroslav Klose’nin, Alman-Leh olarak nitelendiğini duymadım. Öyleyse neden Alman-Türk olarak tanımlanıyorum. Türk olduğum için mi? Müslüman olduğum için mi? Türklüğüme saygı göstermemeleri bardağı taşıran son damla oldu."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldikleri için de eleştiri oklarının hedefinde kalan Özil’in açıklamalarının ardından gözler dünyada ve Avrupa’da artan yabancı düşmanlığına ve ırkçılığa çevrildi. Son aylarda yaşanan birçok ırkçı söylem ve eylem de bunu doğruluyor: 

NSU davası yıllar sonra sonuçlandı

Almanya’da son yıllarda yaşanan en önemli ırkçılık olayı, 8 Türk’ün ölümüyle sonuçlanan Neo-Nazi terör örgütü NSU davasıydı. 6 Mayıs 2013’ten bu yana devam eden davada karar geçtiğimiz günlerde yapılan 438. duruşmada çıktı. Karara göre, NSU’nun işlediği cinayetler ve diğer suçlarda suç ortaklığı yapan ve terör örgütü üyesi olan Zschaepe’ye ömür boyu hapis cezası verdi. NSU terör örgütüne yardım ve yataklıktan suçlu bulunan Ralf Wohlleben’e 10, Andre Emminger’e 2,5 ve Holger G’ye 3 yıl hapis cezası verildi. Dava sürecinde suçunu itiraf eden Carsten S. gençlik yasaları uyarınca 3 yıl hapisle cezalandırıldı. 

Almanya’da 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük ırkçı terör faaliyeti olarak tanımlanan davanın sonucu kimseyi tatmin etmedi. Başladığı günden bu yana bitmeyen skandallarla gündeme gelen davanın sonucuyla ilgili Türkiye Dışişleri Bakanlığı, “NSU kararını tatmin edici bulmuyoruz” açıklamasını yaptı.

Irkçı saldırının hedefi bir doktor oldu

Yer yine Almanya, bu kez ırkçı saldırının hedefinde bir Türk doktoru var. Almanya’nın Mönchengladbach şehrinde yaşanan olayda, Türkiye kökenli Doktor İsmail Altınay’ın muayenehanesine, bir Alman tarafından ırkçı saldırı gerçekleştirildi. Olayda bir kişi bıçakla yaralandı. 

Saldırılar sadece kişilerle sınırlı kalmıyor Almanya’da. Camiler de saldırıların hedefi oluyor. Bunlardan biri de Bavyera eyaleti Resenburg şehrindeydi. Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne bağlı Merkez Camii’nin yeni satın aldığı arsaya, kimliği belirsiz kişiler tarafından haçlı saldırı düzenlendi. 

Almanya’da 950 İslam karşıtı saldırı

Avrupa’da tırmanan yabancı düşmanlığı ve ırkçılıkla ilgili eylemlerde Almanya başı çekiyor. Deutsche Welle’de yer alan habere göre, Almanya’da 1 yılda Müslümanlara, camilere ve İslam merkezlerine bine yakın saldırı gerçekleşti. Almanya İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı veriler, 2017’de en az 950 İslam karşıtı saldırı düzenlendiğini ortaya koydu.

Haberde, Almanya’da gerçekleştirilen saldırıların neredeyse hepsinin aşırı sağcılar tarafından yapıldığı belirtiliyor. En az 33 kişinin yaralandığı saldırılardan camiler de nasibini aldı. 

Avusturya’da 2017’de 309 saldırı gerçekleşti

Avusturya’da ırkçılık geçtiğimiz aylarda sokaklardan parlamentoya taşındı. Avusturya Parlamentosu’nda konuşma yapan Bosna Hersek asıllı milletvekili Alma Zadic, ırkçı saldırıya maruz kaldı. Zadic, konuşma yaptığı sırada meclis sıralarından, “Siz Bosna’da değilsiniz, bunu karıştırmayın” sözleriyle saldırıya uğradı. 

Yine Avusturya’dan başka bir örnek... Bundan böyle Avusturya’da ehliyet sınavları Türkçe yapılamayacak. Avusturya’da ehliyet sınavları bugüne kadar Almanca, İngilizce, Slovence, Hırvatça ve Türkçe yapılıyordu. Ancak 2019’dan itibaren Türkçe yapılamayacak. Konuyla ilgili açıklama aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi’nden (FPÖ) Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Norbert Hofer’dan geldi. Sınavın farklı dillerde tercüme edilmesinin maddi bir külfet yarattığını söyleyen Hofer, “Almanca, dünya dili olan İngilizce, Solvence ve Hırvatça, bu diller yeterli” dedi. 

Avusturya’da Müslümanlara yönelik ırkçı saldırılarda ciddi bir artış gözlendi. Avusturya Müslümanlar için Dokümantasyon ve Danışmanlık Merkezi’nin hazırladığı “2017 Müslüman Karşıtı Irkçılık Raporu”na göre, İslamofobik saldırılar geçen yıla oranla önemli ölçüde arttı. Raporda, 2016'da Müslümanlara 253 saldırının kayıt altına alındığı, bunun 2017’de 309’a yükseldiği belirtildi. 

Jimmy Durmaz’a ırkçı söylemler ve ölüm tehdidi

İsveç Milli Takımı’nın Türk asıllı futbolcusu Jimmy Durmaz da ırkçı saldırıların hedefinde kaldı. 2018 FIFA Dünya Kupası’ndaki F grubu ikinci maçında İsveç, Almanya’ya yenildi. Almanya, İsveç’i frikik golüyle mağlup etti. Faul yapıp frikiğe neden olan Durmaz’ın sosyal medya hesabına ırkçı söylem ve ölüm tehdidi içeren yorumlar yapıldı. Durmaz, yorumlarla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:

"Bu tür saldırılara alışkınım çünkü hayatım boyunca bu tür yorumlara maruz kaldım. Önemli olan takımımın başarısı."

Yine İsveç’in Laponya bölgesinde bulunan Gellivare kasabasında yaşayan Eritreli Samsom Kibrom’un aracı, gamalı haç çizilerek kundaklandı. 6 yıl önce ailesiyle Eritre’den İsveç’e giden Kibrom, Aftonbaladet gazetesine yaptığı açıklamada, “Geçen hafta oturduğumuz binanın giriş kapısının camları kırıldı ve içeri bira döküldü. Sonra aracımı kundakladılar. Kundaklamadan önce gamalı haç çizmişler. Bizi burada istemiyorlar. 2 küçük çocuğum var. Bütün aile korku ve endişe içindeyiz” dedi.

Camiler de ırkçı saldırıların hedefi oldu

Avrupa’da yaşanan olaylardan sadece insanlar değil, camiler de nasibini aldı. İsveç’in başkenti Stockholm’deki Stockholm Camii, geçtiğimiz aylarda ırkçı bir saldırıya maruz kaldı. Caminin kapısına gamalı haç çizildi. Hollanda’da ise aşırı sağcı “Rechts in Verzet” (Sağ Direnişte) hareketi mensubu bir grup, Enschede kentinde Hollanda Diyanet Vakfı’na (HDV) bağlı 2 cami ile Houten kentinde Faslıların yönetimindeki camiye dönüşmesi planlanan binanın girişine İslamofobik ifadeler içeren pankartlar astı. 

Almanya’nın Bremen kentindeki Fatih Camii de altı ay içinde ikinci kez saldırıya uğradı. Kimliği bilinmeyen kişiler tarafından caminin duvarlarına ve kapısına küfürlü ve İslam karşıtı ifadeler yazıldı.

Bu saldırılar, Avrupa’nın dört bir yanındaki onlarca cami saldırılarının sadece birkaçı. 

Aşırı sağ yükseldi, ırkçılık arttı

Avrupa’da son yıllarda yabancı düşmanlığı ve ırkçılık hızla artıyor. Saldırılar çoğunlukla Müslüman, azınlık ve göçmenlere yapılıyor. Bunun sebebi ise aşırı sağın yükselmesi gösteriliyor.

İtalya’da göçmen karşıtı söylemleriyle öne çıkan aşırı sağcı Lig Partisi’nin de yer aldığı merkez sağ ittifakı seçimden birinci çıktı. 

Almanya’da da durum aynı. 2013 yılında kurulan ırkçı ve yabancı karşıtı söylemleriyle dikkat çeken Almanya için Alternatif Partisi (AfD), son seçimlerde Federal Meclis'e girdi. 

İsveç’te de durum farklı değil. Yabancı ve göçmen karşıtı İsveç Demokratları, yükselişe geçti.

Yunanistan’da aşırı Sağcı Altın Şafak Partisi, 2015 seçimlerinde en çok oy alan üçüncü parti oldu. Altın Şafak Partisi’nin milletvekili İlias Kasidiaris, Türk milletvekili Mustafa Mustafa’yı hedef aldığı konuşmasında, "Türk milletvekilini aramızda bulunduramayız. Türk ajanı dışarı" dedi. 

Avrupa’da İslamofobi neden arttı?

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nın (SETA) yayımladığı Avrupa İslamofobi raporunun üçüncüsü, Avrupa’da İslam karşıtlığında ciddi bir artış olduğunu ortaya koyuyor. Alanında uzman 40 ismin yaptığı araştırmaya göre İslamofobi, Avrupa’da farklı kültür ve dinlerin bir arada yaşamasının önünde büyük bir tehdit haline geldi. 

Rapora göre İslamofobik olaylar, terör saldırılarının ardından ciddi derecede arttı. Aşırı sağcı hareketlerin mensupları, ülkelerindeki İslami kuruşları da hedef almaya başladı. Cami, okul ve iş yerlerine düzenlenen saldırılarda ırkçı ifadelerin bulunduğu pankartlar asıldı. 

2017 yılında Almanya’da 908, Polonya’da 664, Hollanda’da 364, Avusturya’da 256, Fransa’da 121, Danimarka’da 56 ve Belçika’da 36 İslamofobik saldırı gerçekleşti.

Kaynak: TRT Haber, AA


Haber Kaynağı :
http://www.mytr.net adresinden 14 Kasım 2018, 18:29 tarihinde yazdırılmıştır.